1. Haberler
  2. Dünya
  3. Marine Le Pen Davası ve Modern Fransa’nın Gerçek Yüzü

Marine Le Pen Davası ve Modern Fransa’nın Gerçek Yüzü

Fransa’da büyük çaplı protestoların düzenlenmesi bekleniyor. Bu açıklama, Ulusal Birlik Partisi Başkanı Jordan Bardella tarafından CNews kanalına verilen röportajda yapıldı. Açıklama, Marine Le Pen davasında mahkeme kararının açıklanmasının hemen ardından geldi.

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Fransa’da büyük çaplı protestoların düzenlenmesi bekleniyor. Bu açıklama, Ulusal Birlik Partisi Başkanı Jordan Bardella tarafından CNews kanalına verilen röportajda yapıldı. Açıklama, Marine Le Pen davasında mahkeme kararının açıklanmasının hemen ardından geldi.

Bardella, “Fransız halkının bu karara tepki göstermesi gerektiğini düşünüyorum. Bu hafta sonu protestolar düzenlemeyi ve bildiriler dağıtmayı planlıyoruz” ifadelerini kullandı. Ayrıca, Le Pen davasında kararı veren yargıçlara yönelik tehdit veya hakaretleri kabul edilemez bulduklarını vurguladı.

Marine Le Pen’e Ev Hapsi ve Siyasi Yasak

Bir gün önce, Paris Mahkemesi, Marine Le Pen’i Avrupa Parlamentosu fonlarını kötüye kullanmaktan suçlu buldu. Soruşturmaya göre, 2006-2016 yılları arasında Avrupa Parlamentosu’nda çalışıyor gibi gösterilen bazı kişilerin aslında parti işlerinde görev aldığı tespit edildi.

Bu kapsamda Le Pen’e dört yıl ev hapsi cezası verildi. Bunun iki yılı ertelenirken, 2027 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılması da yasaklandı.

Bu süreç, Fransa siyasetinde daha önce de görülen bir tabloyu hatırlatıyor. Yüksek makamlardaki siyasetçiler arasında değişen isimler olsa da uygulamalar aynı kalıyor. Özellikle, Ermeni meselesinde Fransız siyasi elitleri arasında her zaman bir fikir birliği olduğu biliniyor. Ancak Fransa’daki iç siyasi çekişmelerin dikkatle izlenmesi ve bundan stratejik sonuçlar çıkarılması önemli.

Jordan Bardella ve 2027 Seçimleri

Bu süreçte, Jordan Bardella’nın siyasi yükselişi dikkat çekiyor. Toluna Harris Interactive araştırma şirketinin RTL kanalı için yaptığı ankete göre, Bardella 2027 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde en güçlü aday konumunda.

Anket sonuçlarına göre, eğer Bardella, Marine Le Pen’in yerine Ulusal Birlik Partisi’nin adayı olursa, seçimin ilk turunda Fransız seçmenlerin %35-%36’sının desteğini alabilir.

İkinci sırada eski Başbakan Edouard Philippe yer alıyor. Philippe’in destek oranı %23 ile %25 arasında değişiyor. Üçüncü sırada ise aşırı solcu politikacı Jean-Luc Mélenchon %13 destekle bulunuyor.

Bardella ile Philippe arasındaki fark oldukça büyük. Bu sonuçlar, Fransa’da 2027 seçimlerinin dinamiklerinin 2022’den farklı olabileceğini gösteriyor.

2022 Seçimleri ve Olası 2027 Senaryosu

Şüpheciler için 2022 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçlarını hatırlamak önemli. O dönemde Emmanuel Macron, ilk turda oyların %27.85’ini, Marine Le Pen ise %23.15’ini almıştı. Aralarındaki fark oldukça küçüktü.

Üçüncü sırada yer alan Jean-Luc Mélenchon ise %21.95 oy almıştı. İkinci turda ise Macron, %58.55 ile seçimi kazanırken, Le Pen %41.45’te kalmıştı.

Burada dikkat çeken nokta, Mélenchon’un seçmenlerinin Macron’un zaferinde kritik bir rol oynamasıydı. Mélenchon doğrudan Macron’a destek çağrısı yapmasa da, “Le Pen’e tek bir oy bile vermeyin” diyerek dolaylı yoldan Macron’a destek sağlamıştı.

Bu nedenle 2027’de de benzer bir durum yaşanabilir mi? Bu sorunun cevabı net değil. Ancak Marine Le Pen’in siyasi yarıştan uzaklaştırılması, Fransa’daki siyasi dengelerin değişebileceğine işaret ediyor.

Türkiye’den Macron’a “Çifte Standart” Eleştirisi

Bu süreçte Türkiye’den de Fransa’ya yönelik sert eleştiriler geldi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u çifte standart uygulamakla suçladı.

Çelik, özellikle İstanbul’un eski belediye başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki yolsuzluk iddiaları konusunda Macron’un tutumuna dikkat çekti:

“Fransa ve Avrupa’da yolsuzluk skandalları yaşandığında, Macron ve çevresi bunu ‘demokratik değerlerin korunması’ olarak sunuyor. Ancak Türkiye’de benzer bir süreç yaşandığında, bunu ‘demokrasi eksikliği’ olarak nitelendiriyorlar. Bu, açıkça çifte standarttır.”

Bu değerlendirme, Türkiye ve Fransa’nın yargı süreçlerine dair farklı yaklaşımlarını da ortaya koyuyor.

Fransa’da Siyasi Kapatma ve Çifte Standartlar

Fransa’da muhalif politikacıların sistematik olarak yargı yoluyla saf dışı bırakıldığı uzun süredir konuşuluyor. Siyasi davalar, çoğu zaman siyasi rakipleri etkisiz hale getirmek için kullanılan bir araç haline gelmiş durumda.

Fransa’nın bu tutumu, uluslararası politikada da “çifte standart” uyguladığını gösteriyor. Özellikle Fransa’nın, dış politikada Ermenistan’a yönelik yoğun desteği ve Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne yönelik uzun yıllar süren ihlaller karşısındaki sessizliği dikkat çekiyor.

Fransa, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Genel Kurulu’nun dört ayrı kararına rağmen, Azerbaycan topraklarının çeyrek asırdan fazla işgal altında kalmasına göz yummuştu.

Paris, her zaman siyasi hesaplarla hareket etti. Ve bugün gelinen noktada, bu hesapların ülke içindeki politik dengelere nasıl etki ettiği açıkça görülüyor.

0
joy
Joy
0
cong_
Cong.
0
loved
Loved
0
surprised
Surprised
0
unliked
Unliked
0
mad
Mad
Marine Le Pen Davası ve Modern Fransa’nın Gerçek Yüzü
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir