1. Haberler
  2. Analiz
  3. Ermenistan’ın AB Hedefleri: Güney Kafkasya Barış Süreci İçin Riskli Bir Hamle

Ermenistan’ın AB Hedefleri: Güney Kafkasya Barış Süreci İçin Riskli Bir Hamle

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

26 Mart’ta Ermenistan, ‘Avrupa Birliği’ne katılma niyetine’ ilişkin bir yasa kabul etti. Aynı zamanda Başbakan Nikol Paşinyan, Moskova’daki geçit törenine katılacağını taahhüt ederek ve Ermeni devlet kurumlarını Rusya ile ortak etkinliklere katılmaya yönlendirerek dengeli bir dış politika izlenimi yaratmaya çalıştı. Ancak Erivan’daki yönetim, tamamen Avrupa Birliği’ne odaklanmış durumda ve öncelikli olarak Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a güveniyor. Macron, İngilizlerle birlikte ABD’ye karşı bir denge unsuru olarak yeni bir askeri blok oluşturmaya çalışıyor. Bu süreçte Paşinyan, hem ülkesini hem de bölgeyi küresel siyasi çatışmanın içine çekiyor.

Mantıklı Bir Soru

Ermeni parlamentosunda AB’ye katılım yasasının ikinci ve son oylaması, ilk oylamayla benzer şekilde gelişti. Son birkaç haftadır yapılan çabalar, girişim için geniş bir destek sağlamakta başarısız oldu. Cazip bir vitrin satmaya çalışmak zorlayıcı oldu, özellikle de Ermenistan AB’den resmi bir davet almadığı için. Ancak muhtemelen Macron veya Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen gibi figürler, Paşinyan’a bazı sözler verdi. “Ermenistan” fraksiyonundan Milletvekili Armen Gevorkyan, alaycı bir şekilde şunları söyledi: “Hükümetin pozisyonu, bu yasanın kabul edilmesinin AB üyeliğini gündeme getirmek anlamına gelmediği yönünde. O halde neden bu yasayı kabul ediyoruz?”

Erivan’daki siyasetçilerin artık AB üyeliği için referandum konusunu tartışmamaları şaşırtıcı değil. “Sivil Girişim” olarak sunulan yasa tasarısı, yine yalnızca iktidardaki Sivil Sözleşme Partisi’nin eksik (!) bir kadrosu tarafından onaylandı. Tüm çabalara rağmen, yasa sadece 107 milletvekilinden 63’ünün oyuyla kabul edildi; oysa Sivil Sözleşme’nin mecliste 71 üyesi bulunuyor. Muhalefetteki “Benim Şerefim Var” fraksiyonu yasaya karşı oy kullandı, “Ermenistan” fraksiyonu ise oylamaya katılmayı reddetti.

“Ermenistan” fraksiyonu üyesi Anna Grigoryan’a göre, bu girişimi ciddiye almak zor çünkü Sivil Sözleşme’nin iktidarda olduğu son yedi yılda:

  • Ermenistan, AB’nin havacılık “kara listesine” girdi.
  • Ülkenin Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) pazarına bağımlılığı mutlak hale geldi. AB ile imzalanan Kapsamlı ve Gelişmiş Ortaklık Anlaşması (CEPA) ise yalnızca %40 oranında uygulandı.
  • Yolsuzluk derinleşti. Örneğin, devlet destekli ANIF fonundan 1,5 milyar dram (yaklaşık 3,83 milyon dolar) kayboldu.
  • Ermeniler, komşu Gürcistan’ın 20 yıllık Avrupa entegrasyonu sürecindeki hayal kırıklıklarına tanık oldu.

Grigoryan’a göre, mevcut anlaşmaları uygulamaya odaklanmak ve AB ile daha ölçülü adımlar atmak daha mantıklı olurdu. Ancak hükümet, gerçekçi olmaktan uzak “kadeh kaldırmalarla” (boş vaatlerle) meşgul.

AB Yasası: Boş Bir Vaad mi?

Yeni yasa, içeriğinden çok bir dilek beyanı gibi görünüyor. Ermenistan, “demokratik kurumların gelişimi, toplumsal refahın artırılması, ulusal güvenliğin güçlendirilmesi, direncin artırılması ve hukukun üstünlüğünün sağlanması” amacıyla Avrupa Birliği’ne katılım sürecini başlattığını ilan etti. Ancak bu ifadeler neredeyse parodik bir tonda.

  • Tek taraflı olarak bir kuruluşa katılmanın ilan edilmesi zaten absürt görünüyor.
  • Ocak ayında Ermeni hükümeti AB’ye katılım sürecini başlattığını duyurmuştu, şimdi ise aynı süreci ikinci kez ilan ediyor. Daha kaç kez “büyük duyurular” yapılacak?
  • Yasanın dili, Ermenistan’ın kendi kurumlarını geliştirmesini, refah seviyesini artırmasını ve düzeni sağlamasını “beyaz efendiler” (Batılı güçler) için yapması gerektiği izlenimi veriyor. Oysa bunlar, yabancıların onayına bağlı olmadan, ülkenin kendi çıkarları için gerçekleştirilmesi gereken hedefler değil mi?

Bu noktada, Ermeni hükümeti bu yasayla halkına ne vaat ediyor? Yasanın mimarları, “AB’ye katılarak Ermeniler, ‘medenileşmiş halklardan biri’ olacak” gibi ifadeler kullandı. Ancak bu tür ifadeler, Doğu Avrupa milliyetçiliğinin bağımsızlık söylemi altında aslında hep yeni efendiler aradığı gerçeğini gözler önüne seriyor. Paşinyan, Birinci Ermeni Cumhuriyeti’nin siyasi mirasçısıdır. O dönem Ermenistan, yarı-sömürge bir manda altına girmek istemiş ve doğrudan Amerikan yönetimi talep etmiştir. Ancak ABD’nin mesafeli duruşu nedeniyle bu plan suya düşmüştü.

9 Mayıs’ta Bir Skandal mı Yaşanacak?

Paşinyan, bir yandan Moskova’daki 9 Mayıs geçit törenine katılacağını açıklarken, diğer yandan Fransa ve AB ile bağlarını güçlendirmeye devam ediyor. Bu tutum, Ermenistan’ın uluslararası arenada bir “araç” haline gelmekte olduğuna işaret ediyor. Macron’un Rusya ile yüzleşme çağrıları göz önüne alındığında, Ukrayna’nın küresel güçlerin çatışmalarında harcanan bir piyon haline gelmesi gibi, Ermenistan da benzer bir kaderle karşı karşıya kalabilir.

Ancak Paşinyan’ın bu denge politikası ne kadar sürdürülebilir? Yanukoviç’in mi yoksa Zelenski’nin mi izinden gittiği sorusu gündeme geliyor. Ukrayna’da Yanukoviç, hem AB hem de Avrasya Ekonomik Birliği ile entegrasyonu sürdürmeye çalışmıştı, ancak Batı’nın baskısıyla devrildi. Şimdi Paşinyan, hem AB’ye hem de Rusya’ya göz kırpan benzer bir oyun oynuyor.

Öte yandan, Ermenistan’ın AB ile entegrasyon adı altında bölgesel barış sürecini sabote etmeye başladığı da dikkat çekiyor. Mart ayı ortasında Ermeni yetkililer, Azerbaycan ile barış görüşmelerinde uzlaşıya varıldığını açıklamıştı. Ancak birkaç gün sonra, AB’nin “ek destek sağlayabileceği” açıklamasının ardından Erivan geri adım attı.

Sonuç olarak, Ermeni hükümeti AB entegrasyonunu bir araç olarak kullanırken, Batılı güçler de Ermenistan’ı kendi jeopolitik çıkarları için yönlendirmeye devam ediyor. Azerbaycan’ın sağlam duruşu, bu karmaşık siyasi oyunun bölgeye zarar vermesini engelleyebilecek en önemli faktör olabilir.

Serhey Bohdan – Caliber Az

0
joy
Joy
0
cong_
Cong.
0
loved
Loved
0
surprised
Surprised
0
unliked
Unliked
0
mad
Mad
Ermenistan’ın AB Hedefleri: Güney Kafkasya Barış Süreci İçin Riskli Bir Hamle
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir