Mayıs 2017’de Azerbaycan’ı hedef alan büyük çaplı bir dezenformasyon kampanyası başlatıldı. Uluslararası alandaki itibarını sarsmayı amaçlayan bu operasyon, ülkenin Suriye’deki terörist gruplara gizlice silah sağladığı yönündeki asılsız iddialarla kamuoyunun gündemine taşındı.
Söz konusu iddialar, Bulgar gazeteci Dilyana Gaytandzhieva’nın yayınladığı bir habere dayanıyordu. Haberde, Azerbaycan merkezli Silk Way Airlines’ın “diplomatik seferler” adı altında çeşitli çatışma bölgelerine silah taşıdığı ileri sürüldü. 350 uçuşun diplomatik dokunulmazlıkla gerçekleştiği ve bu uçuşlarda Suriye, Afganistan ve Afrika’ya silah sevkiyatı yapıldığı iddia edildi.
Kısa sürede dikkat çeken haber, WikiLeaks tarafından da paylaşıldı. Kremlin yanlısı Rus medya kuruluşları ise haberi geniş bir şekilde gündeme taşıdı. Ancak işin perde arkasında çok daha farklı bir tablo yer alıyordu.
Azerbaycan’a yönelik kirli operasyonun arkasında Rus istihbaratı çıktı
2017’de başlatılan ağır dezenformasyon kampanyasında, Azerbaycan’ın teröristlere silah sağladığı öne sürüldü.
Haberin kaynağı: Bulgar gazeteci Dilyana Gaytandzhieva ve Silk Way Airlines’a yönelik… pic.twitter.com/gO6dzE3nCk— Caseshot (@caseshoot) June 5, 2025
Mayıs 2025’te The Insider tarafından yayımlanan bir haber, bu operasyonun arkasında Rus askeri istihbarat teşkilatı GRU’ya bağlı 29155 biriminin olduğunu ortaya koydu. Söz konusu birimin, suikastlarla tanınmasının yanı sıra büyük bir hacker grubuyla ortak çalıştığı belirlendi.
2017’de Azerbaycan’ı hedef alan haberlerin kaynağı da bu yapıydı. GRU için çalışan hackerlar, Twitter’da “muhbir” gibi davranarak Gaytandzhieva ile özel yazışmalar üzerinden sahte belgeler paylaşmıştı.
Bu operasyonun yalnızca Azerbaycan’ı itibarsızlaştırmak amacı taşımadığı, aynı zamanda Batı karşıtı duyguları körüklemek ve Suriye iç savaşında dikkatleri Kremlin ile Esad rejiminin üzerinden uzaklaştırmak hedefi güttüğü değerlendiriliyor. Rus askeri istihbaratıyla hareket eden gazetecilerin ise bu iş birliğinin farkında oldukları vurgulanıyor.
Gaytandzhieva’nın, Haziran 2017’den itibaren GRU yetkilileriyle doğrudan temasta olduğu ve iş birliğinin yaklaşık bir yıl öncesine dayandığı belirlendi. Yani yaşananlar mesleki bir hata değil, istihbarat kaynaklı bir yönlendirmeydi. Gazetecinin daha sonra görev yaptığı Trud gazetesinden kovulmasının ardından Kremlin yanlısı medya organlarıyla çalışmaya başladığı ve Rus Savunma Bakanlığı’nın etkinliklerine katıldığı da tespit edildi.
The Insider yazarlarına göre, bu kampanya Rus propagandasının nasıl işlediğini gösteren en çarpıcı örneklerden biri. Sahte belgeler ve uydurma kaynaklarla desteklenen dezenformasyon, inandırıcılığı artırmak amacıyla gazeteciler üzerinden yayılmıştı.
Ortaya çıkan bilgiler, bilgi savaşlarının modern çağda ülkeler açısından ne denli kritik bir tehdit oluşturduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.