Caliber.Az, Azerbaycanlı siyaset analisti Murad Abiyev’in sunduğu “Sobitiya” (Olaylar) programının yeni bölümünde, haftanın Azerbaycan ve dünya gündemindeki önemli gelişmelerini değerlendirdi.
AZERBAYCAN
Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. Ancak bu ziyaret öncesinde dikkat çekici bir olay yaşandı. Steinmeier’in Ermenistan’a yaptığı ilk ziyarette, Almanya Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan sosyal medya paylaşımında, artık var olmayan sözde “Dağlık Karabağ” temasına yer verildi ve ayrılıkçıların bayrağı kullanıldı. Aynı dönemde, Alman kanalı DW tarafından yayınlanan bir belgesel, Ermeni ayrılıkçılara tam bir empatiyle yaklaşmasıyla tepkilere neden oldu.
Bakü’nün kararlı tutumu, Almanya Cumhurbaşkanlığı’nın resmi özür dilemesine yol açtı. Yapılan açıklamada olay “teknik hata” olarak nitelendirildi. Ancak Azerbaycan tarafı bu açıklamayı yeterli bulmasa da, Almanya’nın özrü not edildi. Berlin’in, Fransa’nın etkisi altında kalarak Bakü üzerinde dolaylı baskı kurmaya çalıştığı açıkça görülüyor.
Avrupa’da bazı çevreler, Karabağ meselesini yeniden gündeme getirerek, Azerbaycan’ı Anayasa reformu ve AGİT Minsk Grubu’nun feshi gibi ön koşullardan vazgeçmeye, Ermenistan’la hemen barış anlaşması imzalamaya zorlamaya çalışıyor. Bu bağlamda, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e düzenlenen ortak basın toplantısında Alman bir gazeteci tarafından yöneltilen bir soru dikkat çekti. Aliyev, Azerbaycan’ın koşullarının yeni olmadığını vurguladı:
“Bu iki şart yerine getirildiğinde, barış anlaşmasının önünde hiçbir engel kalmayacak. Top artık Ermenistan’ın sahasında. Eğer Ermenistan gerçekten barış anlaşması imzalamak istiyorsa, bu iki meşru Azerbaycan koşulunu kabul etmelidir.”
Ziyaret sırasında Steinmeier, idari hatanın neden olduğu olumsuz algıyı düzeltmeye çalışarak şu ifadeyi kullandı:
“Karabağ bölgesinin Azerbaycan toprağı olduğunu biliyor ve tanıyoruz.”
Avrupa’nın, Bakü’ye baskı kurmak yerine, Ermenistan’ın işgalci geçmişini sorgulaması gerektiği vurgulandı. Nitekim Bakü’de devam eden bir davada sanıkların verdiği ifadeler, Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgal ettiğini açıkça ortaya koyuyor.
Sanıklardan biri olan Ermeni Silahlı Kuvvetleri’nde Tümgeneral rütbesiyle görev yapan David Manukyan, ayrılıkçı rejimin “Savunma Bakanı”nın Ermenistan tarafından atandığını ve bu rejimin askerî kadrolarına yüksek rütbelerin Erivan tarafından verildiğini itiraf etti. Ayrıca işgal altındaki bölgelerdeki tatbikatlar ve planların da Ermenistan Genelkurmayınca yapıldığını söyledi.
Ermenistan Savunma Bakanlığı’nın, bu bölgelerde görev yapan subayları Rusya, ABD, Almanya ve Yunanistan’da eğitime gönderdiği ve finansman sağladığı da Manukyan’ın ifadeleriyle ortaya çıktı.
Öte yandan, Bakü’de Güney Gaz Koridoru Danışma Konseyi’nin 11. Bakanlar Toplantısı ile Yeşil Enerji Danışma Konseyi’nin 3. Bakanlar Toplantısı düzenlendi. Toplantılarda konuşan Cumhurbaşkanı Aliyev, Avrupa’ya daha fazla doğalgaz ve yeşil enerji ihracatı planlarını paylaştı.
“Avrupa’ya uzanacak yeşil enerji hattı projesinin fizibilite çalışması son aşamaya geldi. Azerbaycan, enerji güvenliği açısından partnerleri için çok daha önemli bir ülke haline gelecek.”
UKRAYNA – RUSYA
Ukrayna’da cephe hattında çatışmalar devam ediyor. Rus güçleri Sumy bölgesinde bazı yerleşim yerlerini ele geçirmek için harekât yürütüyor. Bu sırada Ukrayna ordusu, Rusya’nın Belgorod bölgesinde daha önce elde ettiği mevzileri sağlamlaştırdı.
Diplomatik cephede ise dikkat çeken gelişmeler yaşandı. ABD eski Başkanı Donald Trump, hem Zelensky hem de Putin’e karşı sabrını yitiriyor. Zelensky, nadir elementler konusunda ABD’nin sunduğu anlaşmayı reddetti ve ABD’nin daha önce verdiği askeri yardımları borç olarak tanımadı.
Putin ise Zelensky’nin meşruiyetini sorguladı ve Ukrayna’nın BM aracılığıyla dış yönetimle idare edilmesini önerdi.
Bunun üzerine Trump, Kiev’e ciddi sorunlarla karşılaşabileceğini söyledi ve Rus petrolü satın alan ülkelere yüzde 25 ila 50 arasında gümrük vergileri uygulanacağını duyurdu. Bu ülkelerin başında Çin ve Hindistan geliyor.
Rusya, tansiyonu düşürmek amacıyla Rusya Doğrudan Yatırım Fonu Başkanı Kirill Dmitriev’i Washington’a gönderdi. Dmitriev, ABD ile ilk temasların başladığı Riyad’daki görüşmelere de katılmıştı. ABD ile yeniden uçuşların başlaması ve nadir elementlerde iş birliği olasılıklarını olumlu değerlendirdi. Ancak Ukrayna konusu hiç gündeme gelmedi.
Bu gelişmeler Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin Moskova ziyareti ile aynı döneme denk geldi. Wang Yi, Çin-Rusya ilişkilerini “Tai Dağı kadar güçlü” olarak tanımladı. Rus Dışişleri Bakanı Lavrov da bu açıklamayı destekleyerek, iki ülke arasındaki güven düzeyinin tarihte görülmediği kadar yüksek olduğunu söyledi.
Tarafların, ABD’nin sadece Çin’e değil tüm dünyaya uyguladığı gümrük tarifelerini de ele aldığı düşünülüyor.
ABD
ABD Başkanı Donald Trump, küresel ticaret savaşını başlattığını ilan etti. Beyaz Saray’ın Rose Garden’ında düzenlenen törende konuşan Trump, 2 Nisan’ı “Amerika’nın Kurtuluş Günü” ilan etti.
“Bu bizim ekonomik bağımsızlık ilanımızdır. Artık Amerikan işçisinin arkasındayız ve Amerika’yı yeniden öne koyuyoruz,” dedi.
Trump’ın yürürlüğe koyduğu karara göre;
- Çin’e yüzde 34,
- AB’ye yüzde 20,
- Japonya’ya yüzde 24,
- Hindistan’a yüzde 26,
oranında gümrük tarifesi uygulanacak.
En yakın müttefik İsrail bile yüzde 17’lik tarife ile karşı karşıya. Hiçbir ülke muaf tutulmayacak; asgari gümrük tarifesi yüzde 10 olarak belirlendi. Trump, bu hamleyle hem Amerikan üretimini artırmayı hem de siyasi kazanımlar elde etmeyi amaçlıyor.
Trump, müzakereye açık olduğunu belirterek,
“Kim beğenmiyorsa, kendi tarifelerini kaldırsın da görelim ne olacak,” ifadelerini kullandı.
Bazı yorumcular, bu girişimlerin Grönland üzerindeki toprak talepleriyle bile ilişkili olabileceğini öne sürüyor.
FRANSA
Fransa’da aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi lideri Marine Le Pen, AB fonlarını usulsüz kullanmaktan suçlu bulundu. Savcılığa göre, 2004-2016 yılları arasında, Le Pen ve partisi, Avrupa Parlamentosu için fonlanan asistanları aslında ulusal parti çalışmalarında kullandı ve yaklaşık 3 milyon euro suistimal edildi.
Mahkeme, Le Pen’in 5 yıl boyunca kamu görevine aday olmasını yasakladı, bu da onun 2027 seçimlerine katılamayacağı anlamına geliyor. Ayrıca, Le Pen’e dördü iki yıl ertelenmiş, toplam dört yıl hapis cezası ve 100.000 euro para cezası verildi.
Le Pen kararı “siyasi” olarak nitelendirdi ve temyize gideceğini duyurdu. Analistlere göre, liberal elitler, aşırı sağın yükselişini engellemeye çalışıyor.
Ancak partinin genç ve popüler ismi Jordan Bardella, olası bir Le Pen engelinde öne çıkabilecek alternatif olarak görülüyor. Fransız halkı arasında artan hoşnutsuzluk, aşırı sağın güç kazanmasına zemin hazırlıyor.
ORTADOĞU
İsrail, Gazze Şeridi’ndeki askerî operasyonlarını genişletiyor. İsrail ordusu, Gazze sınırında tampon bölgeyi genişletmeyi hedefliyor. Başbakan Netanyahu, Rafah kentine kadar uzanacak yeni bir koridor oluşturulacağını açıkladı. Bu yolla, Hamas’a baskı artırılarak, rehine görüşmelerinde ilerleme sağlanması hedefleniyor.
Öte yandan Trump, İran’a yönelik daha önceki sert açıklamalarından sonra, İran’ın ABD ile doğrudan müzakere talebinde bulunduğunu açıkladı. Daha önce bu yöndeki çağrıları reddeden Tahran yönetimi, artık diyaloğa daha açık bir görüntü sergiliyor.